İçeriğe geç
Karaman Denge
Kişisel Gelişim

Haftalık gözden geçirme: geriye bakmayı öğrenmek

Çoğu insan hayatını planlar ama gözden geçirmez. On beş dakikalık haftalık bir duraklamanın uzun vadede yarattığı fark.

Ece Naz Karaca 4 dk okuma

Çoğu insan hayatını planlar, ama gözden geçirmez. Takvimler, listeler ve hedefler hep ileriye bakar; geriye bakan düzenli bir an ise nadiren vardır. Oysa gidilen yolun nereye çıktığını anlamanın tek yolu, ara sıra durup arkaya bakmaktır. Haftalık gözden geçirme, bunun için tasarlanmış son derece basit bir alışkanlıktır.

Neden plan yetmiyor

Plan yapmak zihinsel olarak keyiflidir, çünkü olasılıklarla ilgilidir. Gözden geçirmek ise gerçeklerle ilgilidir ve bu yüzden daha az cazip gelir. Ancak plan tek başına bir geri besleme döngüsü kurmaz. Aynı planı üst üste yapıp aynı yerde takılmanın sebebi genellikle plansızlık değil, geri bakmamaktır.

Bir haftalık zaman aralığı bu iş için özellikle uygundur. Bir gün, örüntü görmek için fazla kısadır; bir ay ise ayrıntıları unutturacak kadar uzundur. Hafta, hem hatırlanabilir hem de içinde tekrar barındıran bir ölçektir.

Üç sorunun iskeleti

Karmaşık şablonlara gerek yoktur. Üç soru çoğu insan için yeterlidir. Birincisi: bu hafta ne işe yaradı? Bu soru başarıyı değil, tekrarlanmaya değer olanı arar. İkincisi: neyi ertelemeye devam ettim? Bu soru, listelerde haftalardır taşınan ama hiç yapılmayan maddeleri açığa çıkarır. Üçüncüsü: gelecek hafta tek bir şeyi değiştirebilseydim, ne olurdu?

Bu üçüncü sorunun tekil olması önemlidir. Aynı anda beş şeyi değiştirmeye çalışan kişi hiçbirini değiştiremez, üstelik başarısızlığın sebebini de anlayamaz. Tek değişken, hem uygulanabilir hem de ölçülebilir olanıdır.

Sürüklenen maddelerin dili

Haftalarca listede kalan bir madde, kişiye önemli bir şey söyler. Genellikle üç ihtimalden biri geçerlidir: madde aslında gerçekten önemli değildir ve listeden çıkarılmalıdır; fazla büyük tanımlanmıştır ve bölünmelidir; ya da başlamak için eksik bir bilgi vardır ve asıl yapılması gereken o bilgiyi bulmaktır.

Bu ayrımı yapmak, listeyi kısaltmanın en dürüst yoludur. Yapılmayacak işleri listede tutmak, insanı her bakışında biraz daha yorar ve listenin tamamına olan güveni azaltır. Bir listenin işe yaraması, içindeki maddelerin gerçekten yapılacak şeyler olmasına bağlıdır.

Gözden geçirmeyi yargılamaya çevirmemek

Bu alışkanlığın en büyük riski, kısa sürede bir öz eleştiri seansına dönüşmesidir. Neyin yapılmadığına odaklanan, her maddeyi bir eksiklik kanıtı olarak okuyan bir gözden geçirme birkaç hafta içinde terk edilir. İnsan, kendisini kötü hissettiren hiçbir rutini uzun süre sürdürmez.

Bu yüzden dilin gözlemci kalması gerekir. "Yine yapamadım" yerine "bu madde üç haftadır duruyor" demek, aynı gerçeği bildirir ama farklı bir sonuç doğurur. İlki motivasyonu düşürür, ikincisi soruyu doğurur: neden duruyor?

Zaman ve yer meselesi

Gözden geçirmenin en sık başarısız olduğu nokta, ona sabit bir yer bulunmamasıdır. "Fırsat buldukça" yapılan hiçbir şey düzenli olmaz. Haftanın belirli bir günü, belirli bir saati ve tercihen aynı ortam, alışkanlığın kendini taşımasını sağlar.

Süre de kısa tutulmalıdır. On beş dakika, çoğu insan için fazlasıyla yeterlidir. Uzun tutulan gözden geçirmeler kolayca planlamaya kayar ve asıl işlevini kaybeder. Amaç yeni bir hayat kurmak değil, geçen haftayı görmektir.

Birikimin gücü

Tek bir gözden geçirmenin etkisi mütevazıdır. Asıl fayda, bu notların birikmesiyle ortaya çıkar. Üç ay sonra geriye dönüp bakan kişi, kendi hakkında hiçbir kitapta bulamayacağı bilgilere sahip olur: hangi haftalarda verimli olduğuna, hangi tür işlerin sürekli ertelendiğine, enerjisinin nerede tükendiğine dair kendi verisi.

Bu veri, dışarıdan gelen tavsiyelerden daha değerlidir, çünkü kişiye özeldir. Herkes için işe yaradığı söylenen yöntemlerin çoğu, bir kişi için işe yaramaz. Kendi kayıtlarına bakan biri ise neyin kendisi için çalıştığını tahmin etmez, bilir.

Bu alışkanlığın bir yan etkisi de beklentileri gerçekçileştirmesidir. Çoğu insan bir haftada yapabileceğini abartır, bir yılda yapabileceğini ise küçümser. Düzenli gözden geçirme, bu iki hatayı da yavaş yavaş düzeltir. Kişi birkaç ay sonra bir haftaya gerçekte ne sığdığını bilir ve planlarını buna göre yapar; böylece hem daha az hayal kırıklığı yaşar hem de daha çok iş bitirir.

Son olarak, gözden geçirmenin yazılı olması önemlidir. Zihinden geçirilen bir değerlendirme, birkaç saat içinde buharlaşır ve genellikle en son yaşanan olayın gölgesinde kalır. Kâğıda ya da basit bir dosyaya yazılan birkaç satır ise kalıcıdır ve asıl değerini haftalar sonra geriye bakıldığında gösterir.

Kişisel gelişimin en gösterişsiz ama en dayanıklı parçası budur: ileriye gitmeden önce, nereden geldiğini bilmek.

Paylaş Facebook X WhatsApp

Kişisel Gelişim